21 Eylül 2016 Çarşamba

Bamya nasıl yetiştirilir?

-- Sponsorlu bağlantılar --

Bamya ebegümecigiller familyasının üyelerinden biridir. Yaprakları asma yaprağına benzeyen bamya, beş bölmeli meyveli, yeşilimsi gri renkli, yuvarlak tohumlu ve sebze olarak yenilen bir bitki türüdür. Ülkemizde genellikle köy türleriyle yetiştiriciliği yapılan bamyanın ekimi, hasadı ve ot temizliği fazla iş gücü gerektirmez. Bu sebeple çoğunlukla küçük yerlerde ve daha çok kalabalık aileler tarafından yetiştirilmektedir. Oldukça verimsiz ve hafif eğimli topraklarda susuz şekilde yetiştirilebildiğinden dolayı üreticiye kolaylıkla beraber ekonomi sağlamaktadır.

Bamyanın anavatanı Asya ve Amerika kıtaları olarak bilinmektedir. Ama Afrika’da şimdi adıyla Etiyopya ile Sudan’da uzun yıllardan beri bamyanın yetiştirildiği bilinmektedir. Ilıman iklimlerde bir, tropik iklimlerdeyse çok yıllık kültür bitkisi olan bamyaların, bir yıllık türleri 60-90 cm, çok yıllık olanlarıysa 1,5-2 metre civarı boylanarak ağaççık halini almaktadırlar. Gelişimin ilk safhasında bamya yaprakları pamuk bitkisini andırır. Bitkinin meyve, dal ve yaprakları sık tüylerle kaplıdır. Bu tüylerin dip kısımlarındaki bezelerde kaşındırıcı özellikte bir madde bulunmaktadır. Bamya üretimin önünde en önemli kısıtlayıcılardan biri yan dal, yaprak, meyve ve gövdede bulunan tüylü dokudur. Tüylülük sayesinde bitki zararlılara karşı savunmasını sağlar. Birim alandaki tüy miktarı fazla olan türlerin çekirgelere karşı daha dayanıklı olduğu bilinmektedir. Fakat bakım işleriyle hasat esnasında tüyler tarafından salgılanan kaşındırıcı maddeler sebebiyle üretim sınırlanmaktadır. Bu tüylerin hasat esnasında kullanılan eldivenleri dahi deldiği söylenmektedir. Üretimi yapılacak olan türde pek çok özelliğin yanı sıra az tüylülük de aranan bir özelliktir. Ülkemizde ticari çeşitlerden olan Denizli ve Kabaklı türlerinin aşırı tüylü Sultani ve Akköy çeşitlerininse orta oranda tüylü olduğu belirlenmiştir.


Sultani Bamya: Ege ve Marmara Bölgesi’nde yetiştirilen bamya çeşidinin rengi koyu yeşildir. Beşgen ve düzgün köşeli meyvelere sahip olan bamya çeşidi, meyve etinin çok lezzetli ve yumuşak olduğu önemli bir bamya çeşididir. Sultani bamya sofralık bir çeşittir. Hasat gecikmesi sonucu selülozlaşma oranı çok azdır. Yine bu grupta bulunan Kabaklı ve Akköy çeşitleri, Marmara’da yaygın şekilde yetiştirilmektedir.  

Ekolojik İstekleri

Sıcak iklim sebzesi olan bamya, yüksek sıcaklığa sahip bölgelerde düzenli gelişir Ve yüksek verimlidir. Buna karşın sıcaklıkların daha düşük değerlerde olması durumunda da bamya hava şartlarına dayanıklılık gösterecektir. Ancak verimi büyük oranda düşüş gösterir. Geceleyin sıcaklığın düşük olduğu yerlerde bitki bodur kalır. Yine bu bölgelerde ürün verimi de düzensizdir. Hava sıcaklığı ortalamasının 15-20 derece, toprağın ise minimum 15 derece sıcaklık değerinde olduğu durumlarda tohum ekilmelidir.

Sıcak mevsim sebzelerinden biri olan bamya, soğuğa karşı oldukça duyarlıdır. Özellikle de geceleri serin yerlerde bitkinin gelişimi iyi olmaz. Yaz mevsiminin kısa sürdüğü yerlerde, erkenci ve bodur boylu türleri yetişebilmektedir. Ülkemizde Ege ve Akdeniz başta olmak üzere Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde ve soğuklardan etkilenmeyen yörelerde bamya yetiştiriciliği yapmak mümkündür.

Toprak istekleri açısından fazla seçici olmayan bamya, her çeşit toprakta rahatça yetiştirilebilir. Diğer çeşit sebzeler için uygun olmayan, topraklarda su seviyesinin yüksekliği durumunda da başarıyla yetişebilmektedir. Bununla birlikte ekonomik üretim için geçirgen, kumlu-tınlı ve derin topraklar tercih edilmelidir. Özellikle de tohum ekimi zamanında aşırı toprak neminden hoşlanmaz. Besin maddeleri açısından ve özel olarak da azot açısından zengin olan topraklarda boğum aralarında uzama gözlenir. Toprağın kaymak bağlaması durumu bamya için çok sakıncalıdır. Killi topraklar tohumun çimlenmesi esnasında çok büyük sorunlara sebep olur. Bu sebeple ilkbahar döneminde bamya tohumlarının ekimini geç yapmak gerekir. Bitkinin toprak üzerine çıkmasının ardından gelişmesi çok kolaydır. Bamya bitkisi çevre koşullarına karşı oldukça dayanıklıdır. Toprağın pH değerinin 5-8 arası olması gerekir.

Üretimi

Bamyanın tohumları; kadife yeşili renkli, kalın kabuklu olup 3-5 mm çapındadır. Elde edilen tohum miktarı meyve başına 70-90 arasıdır. Tohum kabuğunun kalın bir yapıda olması tohumların zor ve geç çimlenmesine neden olur. Bu sebeple tohumların ekimin 1 gün öncesinde ıslak bir bez arasında ya da 30 dakika boyunca aseton ya da alkol içerisinde ıslatılması önerilmektedir. Tohumların çimlenme güçleri 2-3 yıl sürer. Çimlenme için toprak rutubeti ile sıcaklığın optimum değerlerde olmalıdır. Tohum ekimi sonrasında meydana gelen aşırı yağış ya da sulama sonucu oluşan ağır rutubet nedeniyle tohumlar çürüyebilir. Toprak yüzeyinde meydana gelen kaymak tabakası da fide çıkışı ve çimlenmeyi engeller. Bu tarz durumlar yaşandığında ekim yenilenmelidir.

İlkbahar döneminde toprağı derin olmayacak biçimde sürmek gerekir. Hava şartları göz önünde bulundurularak birkaç gün boyunca güneşlenen toprağa, toprak analizinin yapılmasıyla birlikte analize göre gübreleme yapılmaktadır. Gübrelerin tümü tek seferde verilir. Düzlenen tarlada ekimin yapılacağı masura, 40-50 cm’lik arayla açılır. Toprağın tavı yeterliyse tohum ekimini hemen yapabiliriz. Toprak tavının yetersiz olması halinde masuralara su verilerek tavlanma beklenir. Tavlamanın ardından masuraların boyun kısımlarına 20-25 santimetre sıra üzeri mesafeyle her ocağa 3 tohumun geleceği şekilde 2-3 santimetre derinliğe ekim gerçekleştirilir. Her ocağın üzerine bir avuç kadar yanmış çiftlik gübresi konulması önerilir. Bu uygulamayla amaç kaymak tabakasının oluşumunu engellemektir. Şartlar uygun olduğu takdirde tohumlar, 2 hafta içinde toprak üzerine çıkar. Sulamanın yapılmadığı bamya üretimlerindeyse yine aynı biçimde toprak işlemesinin ardından düz tarlaya, sıralara mibzerle ya da elle sıra üzeri 15-20 cm sırasıysa 40-50 cm olan ekim yapılır. Bir dekara 1,5-2 kg tohum kafidir.
-- Sponsorlu Bağlantılar --

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dikkat: Rahatsızlık durumunda mutlaka doktora danışınız. Sitedeki yayınlar yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Doktor muayenesi veya tedavisi yerine kullanılamaz.