19 Eylül 2016 Pazartesi

Muz nasıl yetiştirilir?

-- Sponsorlu bağlantılar --

Muzun anavatanı Hindistan, Avustralya ve Güney Çin arasında kalan adalardır. Kültür bitkisi olarak ilk kez muz yetiştirenlerin balıkçılar olduğu tahmin edilmektedir. Balıkçılar muzun yapraklarından ağ yapmak için yararlanmışlar. Böylece muz tarımı başlamıştır. Muzla alakalı ilk eser ise MÖ 600-500 yıllarına dayanmaktadır. Bu ilk eser Hindistan’da bulunmuştur.

Muz bitkisi Türkiye’de ilk kez 1750’li yıllarda Mısır’dan süs bitkisi niyetiyle getirilmiştir. Ülkemizde muzun ilk defa yetiştirildiği yer Alanya’dır. Muzun meyve veren bir bitki olduğunun görülmesinin ardından, 1930’lardan sonra muz meyvesi için ticari gaye ile yetiştirilmeye başlanmıştır.

Bugün Türkiye’de yalnızca Bozyazı, Gazipaşa, Alanya ve Anamur’da Musa Cavendish isimli bodur muzun üretimi gerçekleşmektedir. Dünyada muz üretiminin en fazla yapıldığı yerler Asya kıtasındadır. Sıralamanın devamında Güney ve Orta Kuzey Amerika’yı Afrika ile Okyanusya ve son olarak da Avrupa izlemektedir.

1975 istatistiklerine göre dünya muz üretimi 37 milyon tondur. Bir diğer etmen olan ekiliş alanında ise sayı 29.150.000 dekarlık bir alandır. Ülkemizde muz Bozyazı, Alanya, Anamur, Gazipaşa ile çevresinde, Torosların koruması altından olan mikrokllimalarda, oldukça sınırlı alanlarda yetiştirilmektedir. Bundan dolayı üretim miktarımız fazla değildir. 1994 yılında 12.000 dekarlık üretim alanında toplanan miktar 30.000 tonken 2000’de üretim miktarı 20.000 dekar alanda 80.000 ton olmuştur. Ülkemizde gerçekleştirilen yıllık muz tüketimiyse 400.000 ton civarıdır.


Muz Çeşitleri

Kısa çeşit: Dwarf Cavedish çeşidi kenar yüksekliği minimum 3,5 metre boyunda olan seralar için tavsiye edilen bodur çeşittir. İyi yetiştirildiği koşullar sağlandığı takdirde parmak uzunluğu 15-20 cm’ye ulaşır. Ülkemizde yıllardan beri yetiştirilmektedir. Kısa boylu olduğundan dolayı hemen hemen her çeşit serada yetiştirilmesi mümkündür.

Orta çeşit: Ülkemizde bilinen ismi Grand Nain’dir. Dwarf Cavendish’ten yaklaşık 1 metre daha uzun bir boydadır. Sağlıklı kök gelişimi, uzun parmak yapısı, geniş gövde kuturu, kök çürüklüğüne ve nematoda karşı dayanıklı olması gibi özellikleri bu çeşidin tercih edilme sebepleridir. Yetiştirilmesi önerilen yerler kenar yüksekliği minimum 4,5 metre olan seralardır.

Uzun çeşit: Ülkemizde bilinen ismi Williams olan uzun boylu çeşit, Dwarf Cavendish çeşidine nazaran 1,5 – 2 m daha yüksek bir gövdeye sahiptir. Williams çeşidinin dikileceği seraların kenar yüksekliği minimum 5-5,5 metre yüksekliğe sahip olmalıdır. Özellikleri Grand Nain çeşidi ile benzerdir. Bu çeşidin sahip olduğu uzun boy özelliği sebebiyle işçilik masrafları da artmaktadır.

Genel İstekleri

Muz bitkisi tropikal iklim bitkilerinden biridir. Yetiştiği bölgelerde ortalama sıcaklık değerlerinin 26-27 derece olması gerekir. Ülkemizde muz Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde yetiştirilebilmektedir. Sıcaklığın 2-3 dereceye düşmesi halinde bitkinin korunması için tedbirler alınması gerekir. Sıcaklığın sıfır dereceye düşmesi halinde bitki zarar görmeye başlar. Sıcaklığın sıfırın altını gördüğü durumlarda bitkinin toprak üstünde kalan bölümleri ölür. Aşırı sıcaklar da bitki gelişimi için kötü bir durumdur. Muz bitkisi geceyle gündüz, yaz ile kış mevsimleri arasında çok fazla sıcaklık farkı bulunmasını istemez. Muz bitkisinin iyi verim alması için kış aylarında sıcaklık 12 derecenin altına düşmemeli ve sıcaklık farkları da az olmalıdır. Muz yetiştiriciliğinde rüzgarın da önemi vardır. Şiddetli rüzgarlar muzun yapraklarına zarar vererek onları parçalayabilir. Çok şiddetli rüzgarlarda ise bitki gövdesi zarar görür. Kökten sökülmesine kadar ilerleyen durumlar olabilir. Bu sebeple fazla rüzgara maruz kalan bölgelerde muz yetiştiriciliği önerilmemektedir.

Bu tarz bölgelerde muz yetiştiriciliğinde ısrar söz konusu ise bu durumda mutlaka rüzgar kıranların yapılması gerekmektedir. Muz yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgelerde önem arz

Bu bölgelerde muz yetiştirilmekte ısrar ediliyorsa rüzgar kıranlar yapılmalıdır.

Muz yetiştiriciliğinin yapılacağı yerlerde havanın nem oranı da önemlidir. Havada bulunan nem oranının %60’ın altına düşmemesi gerekir. Muz yetiştirilecek toprakların besin maddeleri açısından zengin olması gerekmektedir. Derin, hafifi bünyeli, geçirgen, organik maddeler açısından zengin ve alkali karaktere sahip topraklar muz yetiştiriciliği için uygun topraklardır.  Muzun yetiştirileceği toprağın pH değerinin 6 olması gerekir. Ancak 4,5-8 arası pH değeri de muz yetiştirme için uygun olabilir. Akdeniz Bölgesi’nde kireçli olan toprağın pH değeri 7’dir. Bu nedenle muz bahçelerinde gübreleme yapma esnasından dikkatli olmak gerekir.

Muz Üretimi

Muz üretiminin 3 farklı yöntemi vardır.

-Tohumla üretim: Tohumla üretim yöntemi ülkemizde uygulanan bir yöntem değildir.

-Pinçler ile üretim: Toprak altı yumrusundan çıkarılan pinçler ile üretim şeklindeyse muz fidanları, yaşlanmış muz bitkisinin budanması esnasında bitkinin toprak altında kalan gövdesinden 40-50 cm boyundaki dar yapraklarının topraktan köküyle birlikte sökülmesi sonucu elde edilir.

Bu sökümde gövde, kök ve yapraklara fazla hasar vermemeli. Bitkinin hastalık taşımadığı konusunda da emin olunmalı. Bu sayede elde edilen fidanlar, söküm tarihi olan mart-mayıs aylarında sökülerek muz tarımının yapılacağı bahçeye 3-4 metre aralıklarla dikilir. Dikim yapılacak çukurlar 1-1,5 metre çapında, 60-70 cm derinliğinde olmalıdır. Çukurlara fidanı dikmeden evvel 40-50 kg iyi yanmış yüksek kalite çiftlik gübresiyle 350’şer gram azotlu, potaslı ve fosforlu kompoze gübreler koyuyoruz. Toprağın özelliğine göre gübreler iki kat artırılabilir.

Bahçe Tesisi

Muz bahçesi kurarken soğuktan korunan kuzeye kapalı yerler seçilmeli. Muz bitkilerinin iyi gelişimi hafif eğimli güneye bakan yerlerde olur. Dikim zamanı genellikle mart-mayıs ayları arasındadır. Serada yetiştirilme halinde eylülde dikim iyi sonuç verir.

Fidanları temin ettikten sonra bahçeye zararlı hastalıkların giderilmesi için ön işlemler yapmak gerekir.
-- Sponsorlu Bağlantılar --

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dikkat: Rahatsızlık durumunda mutlaka doktora danışınız. Sitedeki yayınlar yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Doktor muayenesi veya tedavisi yerine kullanılamaz.