19 Eylül 2016 Pazartesi

Vişne nasıl yetiştirilir?

-- Sponsorlu bağlantılar --

Vişne gülgiller familyasından bir bitkidir. Vişne bitkisinin meyveleri ekşimsidir. Vişnenin anavatanı Hazar ile İstanbul arasındaki Kuzey Anadolu Dağları olarak bilinmektedir. Latince adı Prunus Cerasus’dur. İsmini Giresun’un eski ismi olan Kreasus’tan almaktadır.

100 gram vişnede ortalama 58 kalori ve 14,3 gram karbonhidrat bulunur. Vişne A vitamini bakımından da yüksektir.

Çeşitleri

Vişnenin çeşit sayısı ülkemizde de tıpkı dünyada olduğu gibi kiraza kıyasla azdır. Yetiştiriciliği tavsiye edilen Kütahya ve Montmorency vişne çeşitleridir ve bu iki çeşit de kendine verimli vişnelerdir.


Bazı vişne çeşitleri:

Montmorency vişnesi: ABD ve Avrupa’da çok yaygın bir vişne türüdür. Bu türün kısa saplı, uzun saplı, sarkık dalı çeşitleri ile Sauring Montmorency şeklinde dört değişik tipi vardır. İçlerinde yetiştiriciliği en fazla olanı kısa saplıdır. Meyvesi yuvarlak, uç ve sap kısmı basık, karın kısmı genişçe, sap çukuru derin, ucu da yuvarlakçadır. Açık kırmızı ya da kırmızı olan meyve kabuğu düzdür. Üzeri koyu kırmızı beneklidir. Meyvesinin eti yumuşak, bazen kırmızı bazen sarımsı pembedir. Mayhoş, sulu ve kalitelidir. Meyve suyuysa pembedir. Vişne ağaçları çok verimlidir ve meyve çatlaması yapmazlar.

Kütahya Vişnesi: Tükiye’de yetiştirilen vişne çeşitleri içerisinde en önemli olanıdır. Kütahya çeşidinin pek çok farklı çeşidi vardır. Meyvesi yuvarlakça ve kalp şeklinde olan vişnenin uç kısmı küttür. Meyvenin kabuğunun rengi parlak koyu kırmızıdır. Sulu, aromalı ve mayhoştur. Meyve suyunun rengi koyudur. Çok sulu, çok sert, az liflidir. Ayrıca da kalitesi çok yüksektir. Ağaçları çok verimli olan bu türde hiç meyve çatlaması olmaz.

Katırlı vişnesi: Vişne çeşitlerimizin önde gelenlerindendir. Kütahya vişnesiyle nerdeyse aynı zamanda olgunlaşmaktadır. Meyvesi kalp şeklinde olan vişnenin uç kısmı küttür. Meyvesinin kabuğu parlak koyu kırmızıdır. Meyve eti yumuşak, mayhoş, sulu ve aromalıdır. Ağaçları çok verimli olan vişne türünden meyve suyu sanayisinde yararlanılır.

Macar vişnesi: Kütahya vişnesine göre 2 hafta daha erken olgunlaşır. Yaprakları başka vişnelere göre daha büyüktür. Yuvarlakça kalp şeklinde olan meyvesinin yanı sıra uç bölümü yuvarlaktır. Meyve eti yumuşaktır. Sulu ve mayhoştur. Ağaçlarının verimi fazla olduğundan meyve suyu sanayisinde kullanılır.


Genel istekleri

İklim: Vişne ılıman iklimin bir meyvesidir. Yaz mevsimini nispeten serin geçiren ve nem oranı yüksek olan bölgelerde kalitesi en yüksek meyveler yetişir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmayan vişne, kış soğuklarında hava sıcaklığının fazla düşmesiyle de zarar görmektedir. Aşırı yaz sıcağı nedeniyle genellikle bitkinin gelişimi yavaşlar.

Su sıkıntısı meyve kalitesini düşüren faktörlerdendir. Bazı vişne türlerinde ikiz meyve oluşumunu artıran aşırı sıcaklar pazar değerini düşürmektedir. Don derinliğinin aşırı işlediği toprak çeşitlerinde köklerin doğrudan donması durumu, dal birleşme noktalarına zarar verir. Çiçek gözleri ya da çiçeklerin donması, gövde yarılma veya yanmaları en sık görülen iklim sebebiyle oluşan zararlardır. Çiçek tomurcukları eksi 2, eksi 4 dereceye kadar dayanabilmektedir. Açmış çiçekler ise -2 derecede donar. Odunsu bölümler -40 dereceye kadar dayanır. İlkbaharda çiçeklenmeler biraz geciktiğinden dolayı vişnelerin ilk bahar geç donlarının zararlı etkilerine maruz kalması düşük bir olasılıktır.

Toprak istekleri: Toprak konusunda vişneler çok toleranslıdır. Kumlu, kireçli veya kuru topraklarda yetiştirilmeleri mümkündür. Özellikle de idris anacı kullanılan bölgelerde vişneler kuraklığa karşı daha dayanıklıdır. Drenajı iyi yapılmış, havalandırmaya uygun, verimli, organik madde açısından zengin olup yazları da düzenli biçimde sulanabilen topraklar, vişne yetiştiriciliği için son derece uygundur. Bu tarz topraklarda ağaçlar sağlıklı olur ve zamklanmazlar. Meyvelerin kalitesi ve büyüklüğü de avantajlar arasındadır.

Kumlu topraklarda besin maddeleri az bulunduğu ve su tutma oranı düşük olduğu için vişne yetiştiriciliği açısından iyi değildir. Vişne yetiştireceğimiz tınlı toprakların toprak derinliği bir metreyi aşmamalıdır. Şayet toprağın geçirgenliği kötüyse bazı önlemler ile düzeltilmelidir. Düzeltme mümkün değilse bu alanda vişne yetiştirilmemelidir.

Taban suyu seviyesinde geçici olarak yükselme köklerde zarara sebep olabildiği meydana getirebildiği

gibi taban suyu düzeyinin altında bulunan kökler de ölebilir. Yaşanan bu durum nedeniyle ağaçlar yüzeysel köklü olabilir. Böyle topraklarda yetiştirdiğimiz meyveler ufak kalır. Meyve dallarının seyrekliği, meyve etinin azalması gibi sonuçlar da doğmaktadır.

Üretimi

Vişnenin kültür türlerini direk olarak tohumla çoğaltmak mümkün değildir. Bunların kalıtsal yapılarının heterozigot olması nedeniyle tohumla çoğaltma yapıldığı takdirde ana bitkinin üstün nitelikleri genellikle bir sonraki nesle aktarılmaz. Bunun yanı sıra vişnelerde birtakım virüs hastalıkları da tohumlar yoluyla yayılmaktadır. Bu nedenle vişne ağaçlarını en uygun çoğaltma yöntemi aşıyla çoğaltmadır.

Vişne çeşitlerini dip sürgünüyle üretmek de seçenekler arasındadır. Vişne fidanlarının yetiştirilmesinde en uygun aşılama yöntemi ise T göz aşısıdır. Genele yayılmamakla beraber genç anaçları aşılamada kakma, dilciksiz ve dilcikli İngiliz ile boru aşı uygulamaları da kullanılmaktadır. Kalın gövdede ve ana dallarda çeşit değişimi için yapılacak aşıda kakma aşısı uygun aşı çeşididir.

Fidanlıklarda uygulayacağımız durgun göz aşısına öncelikle yabani çöğürlerden başlamamız gerekmektedir. Genel olarak idris çeşidinde uygulanan vegatatif gelişme daha uzun zaman aldığı için yani anaç geç vakitlere dek kabuk verdiği için aşıya başlama süresinin daha ileri bir zamanda olması ve bu işlemi sonbaharın başına dek sürdürmek mümkün olmaktadır. Durgun göz aşısına başlama vakti aşı gözlerinin olgunlaştığı zaman, bitirme vakti ise anacın kabuk verme haline göre düzenlenebilmektedir.
-- Sponsorlu Bağlantılar --

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dikkat: Rahatsızlık durumunda mutlaka doktora danışınız. Sitedeki yayınlar yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Doktor muayenesi veya tedavisi yerine kullanılamaz.