7 Ekim 2016 Cuma

Ayçiçeği / Günebakan (Helianthus annuus)

-- Sponsorlu bağlantılar --

Ayçiçeği Asteraceae/Compositae familyasının heliantus cinsinin 1 yıllık bitkisidir. Helianthus Cultus ve Helianthus ruderalis olmak üzere 2 türü vardır.

Ayçiçeğinin güçlü gelişen kazık kökü vardır. Kazık kök, embriyo kökçüğünden 2 kez hızla gelişerek toprağın 2- 4 metre derinliğine ve 100-120 cm genişliğine yayılıyor. Gövdesinin yüksekliği 0,7-2,5 metre, hatta 3- 4 metreye ulaşan dik duran, üzeri tüylüdür.

Yaprakları uzun saplı büyük, oval, kalp şeklinde, sivri bitimli ve kenarları testere gibi dişlidir. Gövdenin alt kısmında 3-5 çift yapraklar karşı karşıya, sonrakiler ise sırayla dizilirler. Bir bitkide 15-35 yaprak vardır.

Çiçeği sepet şekillidir. Yağlık formlarda çapı 10-20 cm, çıtlama formlarda ise 40 cm'dir. Eşeyli, çapraz tozlanan bitkidir. Bir sepette 600-1200 çiçek vardır. 5 erkekçik ve 1 dişicikten oluşur. Dişicik sık yetişir. Meyvesi tohum olarak kabul edilir ve tohumları denir. Tohumu dikdörtgen, 4 yüzlü, sivri bitimlidir. 1000 adedinin ağırlığı 35-75 gram, hatta 120 grama ulaşan biçimleri de vardır.


Ekimden tam yetişmesine kadar ayçiçeğinin gelişiminde aşağıdaki aşamalar kaydedilir: filizlenme, birinci çift ​​gerçek yaprakların oluşumu, çiçek grubunun - spetçiklerin oluşumu, çiçeklenme ve olgunlaşma. Ekimden filizlenmeye kadar 9-15, çimlerin çıkmasından sepetçiklerin oluşumunun başlanmasına kadar 30-40 gün, sepetçiklerin meydana gelmesinden çiçeklenmenin başlanmasına kadar 19-28 gün, çiçeklenmenin başlangıcından tohumların dolmaya başlamasına kadar 1 - 17 gün, tohumların dolmaya başlamasından tam olgunlaşmasına kadar 21-30 gün geçiyor. Çeşitli türlerde vegetasyon döneminin uzunluğu 75-140 güne eşittir.

İlk etaplarda ayçiçeği nispeten yavaş büyür ve yabancı ot onu kolaylıkla bastırıyor. Sonra çabuk büyüyor, sepetlerin meydana gelmesinden çiçeklenmeye kadar olan dönemde maksimum yüksekliğe ulaşır. Çiçeklenme döneminde bitki çok yavaş boylanıyor, çiçeklenmenin sonuna doğru ise boylanma tamamen kesilir. sepetçiklerin oluşumunun başlangıcına doğru ayçiçeği yaklaşık % 15 kuru madde biriktirir. Çiçeklenmenin başlangıcına doğru kuru maddelerin miktarı % 50'ye ulaşıyor.

Tohumları nemli toprakta 4-6 derece sıcaklıkta filiz vermeye başlar. Tohumu bu durumda 10 derece sıcaklığa dayanıyor. Toprak yüzeyine çıkmış genç fidanlar eksi 8 derece sıcaklıkta yok olmuyor. Bu nedenle ayçiçeği ilk gelişme döneminde düşük ısıya dayanıklıdır ve erken ilkbaharda ekime uygundur.

Ayçiçeği ışığa düşkün bitkidir. Gölgeye denk geldiğinde ve kapalı havada boylanma ve gelişimi gecikir. Çiçeklenme aşaması fidanlar safhasından 50-60 gün geçmiş olarak 20-25 gün sürer. Sepetinin maksimum büyümesi çiçek dökümünden sonra 8-10 gün içinde sona erer. Sepetinin büyümesi tam sararana kadar devam ediyor. Yetişme koşullarına bağlı olarak, sepetin olgunlaşması fidanların toprak yüzeyine çıktığı günden 70-120 gün sonra gerçekleşir. Sepetçikler toparlandıktan sonra tohumun fizyolojik olgunlaşma dönemi başlar. Bu dönem de hava koşulları ve dikilmiş çeşide bağlı olarak, 10 günden 50 güne kadar sürer. Toprakta tohumların sessizlik dönemi, depoda saklanan tohumlara oranla daha fazladır.

Nem gereksinimi çeşitlidir. Ayçiçeği rutubeti toprağın derin katlarında bile alabiliyor. Bitkinin gövde ve yapraklarının iyi tüycüklü olması ve aynı zamanda ağızcıklarının transpirasyona uygunluğu ayçiçeğini ısıya ve kuraklığa dayanıklı yapmıştır. (Özellikle bitkinin çiçeklenme dönemine kadar olan dönemi için). Günebakan çimlerin çıkmasından çiçeklenme dönemine kadar suya az ihtiyaç duyar. Çiçeklenmeden sonraki dönemde ayçiçeğinin nemle ihtiyacı çoğalıyor. Bu dönemde nemle olan talep vegetasyon boyunca oluşan genel talebin %75'ni oluşturur. Ayçiçeğinin en fazla (% 60 a kadar) nem gerektiren dönemi: sepetçiğin meydana gelmesinden çiçeklenmenin sonuna kadar olan dönemdir. Bu bitkinin suya karşı kriz dönemidir. Bu döneme kadar ve bundan sonraki aşamalarda suya olan talep sırasıyla, %22,4 ve 17,6 olmaktadır. Aynı dönemde rutubetin yetmemesi, sepetçiğin merkezinde boş tanelilik yaratıyor. Vegetasyon sürecinde bir bitki 200 kg su tüketir.

Ayçiçeği için uygun topraklar siyah topraklardır (kumlu ve killi). Kestane renkli ve kirecin miktarı çok olan topraklar ayçiçeği için az elverişlidir. Ağır olmayan verimli topraklarda ayçiçeği iyi ürün verir. Bataklık, kumlu ve asitli topraklar dışında kalan topraklarda yüksek agroteknik uygulayarak ayçiçeğinden istenilen ürünü almak mümkündür. Ağır olan ve güçlü çorak topraklarda ayçiçeği yetiştirmek mümkün değildir. Toprağın asitliği pH 6,0 - 6,8'e eşit olmalıdır.

Ayçiçeği başka bitkilere oranla topraktaki besin maddelerini yoğun derecede kullanma yeteneğine sahiptir. Ayçiçeği bazı bitkilere oranla bir ton tane için 2,0-2,5 kat besin maddeleri gerektirir. Ayçiçeği azotu esasen sepet oluştuktan çiçeklenmenin sonuna kadar, fosforu çıkışlar alındıktan çiçeklenmeye kadar, potasyumu ise sepetlerin meydana gelmesinden olgunlaşmasına kadar gerektirir.

Ayçiçeğini yüksek ürünü sağlayan yoğun teknoloji ile yetiştirdikçe bu bitkiyi vardiyalı ekinlerde ekmeye özellikle dikkat edilmelidir. Ayrıca, yüksek verim için  bir arazide yetişme süresine göre hastalıklara dayanıklı çeşitli türlerin kullanılmasına özel dikkat edilmelidir.

Ayçiçeği tipik çapraz tozlanan bitkidir. Çapraz tozlanma arılar ve diğer böcekler yardımıyla yapılıyor, böcekler bitkiden bitkiye uçuşarak çiçeklerin salgıladığı nektarı toplarlar. Ayrı ayrı bitkilerin çiçeklenmesinin süresi yaklaşık 8-10 gün devam ediyor. Tozlanma ve döllenme ortamının bozulması özellikle sepetçiklerin ortasında tanelerin boş olmasına neden olur. Gübrelenmemiş alanlarda boş tanelerin miktarı % 35 'e ulaşır. Gübre verilmesi ve bitkilerin sulanması tanelerin boşluğunu %1-3 kadar azaltır. Uygun olmayan yetiştirme koşulları, nem ve besin maddelerinin ulaşmaması tohumların cılızlığına (yanmasına) sebep olur, bu da mutlaka ağırlık  azalması ile kendini gösterir.

Ayçiçeği bitkisi yetiştirildiği bölgelerde sıraarası yetiştirilen nöbetleşe ekim tarlalarında sonbaharlık buğday ve mısırdan sonra, yabancı otlardan temiz tarlalarda ise arpa ve yazlık buğdaydan sonra yetiştirilir. Ayçiçeği için en iyisi sonbaharlık ve ilkbaharlık tahıl bitkileri, tanelik ve siloluk mısırdır. Yıllık otlar, şeker pancarı ve sudan otu toprağın 1,5-2,0 metre derinliğindeki nemi kullandığına göre bu ürünlerden sonra ayçiçeği yetiştirmek doğru olmaz. Günebakanla aynı hastalıklara (sleretinoz, gri çürüme ve başka) eğilimli nohut, soya, turp, fasulye bitkilerinden sonra ekilmesi tavsiye edilmiyor. Hastalık ve zararlılardan muhafaza etmek amacıyla ayçiçeğini münavebeli ekinde yerine 8-10 yıl sonra geri döner.

Yetiştirme toprak işleme çalışmaları ile başlar. Toprak sonbaharda derin sürülür. Tahıl bitkilerinden sonra ekildiğinde 6-8 cm derinlikte işlenmeli ve sonra 30-32 cm derinlikte sürülmelidir. Köklü yabancı otların olduğu tarlalarda iki kat sürüm yapılır. Birinci sürüm 6-7 cm, ikinci sürüm ise 10-12 cm derinlikte yapılır. Amaç nem kaybının önlenmesi ve yabancı otların tohumlarının imha edilmesidir. Böyle işlemede köklü gövdeli yabancı otlar %70-80 azalarak, her hektardan alınan ürünün miktarı 1,5-2,5 ton artıyor. Toprak kuruysa birinci sürümden sonra 600-700 m3 hacminde aldatıcı sulama yapılır. Sonra alana organik ve mineral gübre vererek 27-30 cm derinliğinde sürülür.

Ayçiçeği ekimi için sonbaharda hazırlanmış alan ilkbaharda bir-iki kez işlenir. İlkbaharda alanın sürülmesinde amaç toprakta nem rezervini korumak, filizlenmiş yabancı otları imha etmek, normal ayçiçeği fidanları elde etmek için uygun koşullar yaratmaktan ibarettir. Bunun için alan sürülür. Birinci sürüm 10-12 cm derinlikte, sonrakiler nispeten daha az derinlikte yapılır. Ekim öncesi toprağın düzlenmesi herbisitlerin beraberde verilmesine, tohumların aynı derinliğe gömülmesine, iyi çıkışlar alınmasına ve bitkilerin beraber büyümesine olanak tanır.

Tarlada güçlü yabancı ot sorunu olduğunda prometrin ve treflan herbisitlerinin karışımı kullanılır. Sonra toprak çapalama işlemi yapılır.

Yüksek verim elde etmek için önemli tarımsal tedbirlerden biri de organik ve mineral gübrenin uygulanmasıdır. Gübreleme teknolojisinde bir husus dikkate alınmalıdır; ayçiçeği vegetasyon süresi boyunca topraktan yüksek miktar besin maddesi alır. Ayçiçeği bitkisi 1 ton topraktan 70 kg azot, 27 kg fosfor ve 170 kg potasyum elementi alır. Bir ton ayçiçeği tohumunda 6 kg azot, 2,6 kg fosfor ve 18,6 kg potasyum birikmiştir. Bunu dikkate alarak hektara 15-20 ton gübre, 2-3 ton Superfosfat verilmelidir.

Çeşitli besin maddeleri, bitkinin çeşitli gelişme döneminde az ve çok kullanılıyor. Sepet oluşum safhasından çiçeklenmenin sonuna kadar azota ihtiyaç en fazladır; azot tohumlarda yağın miktarını biraz azaltır, fakat tohum verimini artırır. Fosfor fidanlar meydana geldikten çiçeklenmeye kadar daha çok kullanılıyor. Ayçiçeği bitkisi fosfor besini ile iyi temin edildiğinde tanelerde yağ oranı artar. Potasyum ise sepetin oluşumundan olgunlaşma dönemine kadar daha çok kullanılır.

Ayçiçeğinin gübreleme sistemi şöyledir: sonbaharda toprak sürülürken ekim öncesinde ilkbaharda, ekimle birlikte sıraya ve bir de vegetasyon döneminde besleme olarak gübre verilir. Ekimde verilen Superfosfat da iyi etkiye sahiptir. Toprağa verilen gübre besleyici maddelerle zenginleştirir, toprağın fiziksel kalitesini artırır ve mikrobiyolojik süreçleri güçlendirir.

Gübrelerden kullanılması bitkilerin kök sisteminin ve yerüstü organlarının güçlü gelişmesine yardımcı oluyor. Azot gübresi bitkinin boyunu hızlandırır, iri yapraklar, gövde ve sepetlerinin oluşmasını sağlar. Fakat yüksek miktarda azot kullanımı tohumlarda proteinin birikmesini artırır, yağı düşürür ve bitkiye besin öğeleri eşit dâhil olmuyor.

Ekim sırasında sıranın yan taraflarına 5-10 kg azot, 10-15 kg fosfor verildiğinde bitkiler ilk gelişim dönemlerinde besin öğeleri ile temin edilmiş kabul edilir. Besleme gübreleri üçüncü yapraklar döneminde, ikinci ise sepet oluşum döneminde verilirse, daha iyidir. Bu durumda her hektardan 2,9-3,9 ton ürün artışı sağlanır. Birinci gübrelemede besleme gübresi olarak hektara 30 kg azot ve 30 kg fosfor sıralardan 12-14 cm uzaklıkta, 10-12 cm derinliğe verilmelidir. Kalan gübre
ikinci ve üçüncü beslemede verilir. Verimliliği artırmak için hektara 1- 2 kg manganez sülfat mikro gübresi verilir. Aynı zamanda bakteriyel gübre fosforobakterinin verilmesi de olumlu sonuç verir.

Gübrelerin uygulaması sadece mineral öğelerle bitkilerin beslenmesini değil, hem de toprak neminden verimli kullanımı sağlar ve ayçiçeğinin beyaz ve kahverengi çürüme hastalığına karşı dayanıklılığını artırır.

Ekim için sağlıklı ve olgun tohumlar kullanılmalıdır. Tohumların çimlenme kabiliyeti en az % 96, temizliği ise %99 olmalıdır. Ayçiçeği tohumları çimlenme yeteneğini çabuk kaybettiğinden ekim için sadece önceki yılki tohumlar kullanılmalıdır.

Çimlenme yeteneğini artırmak için tohumlar sıcak havada serilerek kurutulur. Ekim öncesi tohumlar zararlılara karşı 1 ton tohuma 15,8 litre (600 g / l), mantar hastalıklarına karşı ise 1 ton doku 10-15 litre hesabı ile ilaçlanır. Ekim süresi sıcaklık koşullarına bağlıdır. Toprağın ekim katında sıcaklık 5-7 derece, tohumun gömülme derinliğinde sıcaklık 8-12 dereceye geldiğinde ekim yapılabilir. Günlük sıcaklık 10-12 derece olunca fidanlar daha çabuk elde edilir.

Ekim erken ilkbaharda Şubat ayının sonları ve Mart ayı başlarında yapılır. Ekim yöntemlerinden yuva yöntemi daha yaygındır. Bu teknolojide sıraya öngörülen miktarda tohum gerekli sıklıkta serpilir. Yuva yöntemi ekimde sıraarası 60 ve 90 cm'lik, siloluk ayçiçeği ekiminde ise 45, 60 ve 70 cm ile ekim uygundur. Bitki yoğunluğu hektarda 40-50 bin adede eşit olmalıdır. Sıralarda bitki arası mesafe 30-40 cm ye kadar, her metrede ortalama 3,0-3,5 bitki olmalıdır. Nem rezervi az olan yerlerde bitki sıklığı 20-30 bin ve sıralarda bitki arası mesafe 50-60 cm, yani her metrede ortalama 1,5-2,0 bitki olmalıdır. Ekim standardı 1000 adet tohumun ağırlığına bağlı olarak belirlenir. Her hektara 8-14 kg tohum serpilir. Ayçiçeği silo için yetiştirildiğinde ekim standardı 35-40 kg'a kadar artırılır. Ekimin derinliği 6-8 cm olmalıdır.

Çimlerin toprak yüzeyine çıkmasına 4-5 gün kala tarla, kabuğu dağıtmak ve yabancı otları imha etmek amacıyla çapalanır. Eğer ekimden sonra toprak yüzeyi aşırı kuruysa çıkışları beklemeden toprak yüzeyi işlenmelidir. Yabancı otlara karşı prometrin veya treflan herbisitleri (Hektara 2-3 kg) kullanılır.

Doğru ekim teknolojisinde seyreltme işlemine gerek kalmıyor. Ayrıca sıralar arası arazi işleme teknolojisine başlanır.

Vegetasyon dönemi boyunca bitkiye üç-dört kez su verilmelidir. Sulamaların tatbiki tohumlarda yağın miktarını yükseltiyor. Birinci sulama fidanlar seyreldikten sonra (dört yapraklı evresinde), ikinci set oluşum döneminde, üçüncü çiçeklenme öncesi, dördüncü sulama ise tohumların tanelerinin dolduğu dönemde hektara 800-1000 m3 olmak üzere yapılır.

Ayçiçeği çiçeklenirken döllenmenin iyi gitmesi ve tohumların boş olmaması için bir hektar alana 2 bal arısı ailesini getirmek gerekir. Bu durumda verimlilik daha da yükseliyor.

Kuraklık yıllarda tohumların dolması çiçeklenmeden 38 gün sonra, nemli yıllarda ise 48-50 gün sonra sona erer.  Tohumların ortalama rutubeti %12-14 'e indiğinde ayçiçeğinin hasadına başlanılır.

Ayçiçeği yağının besleme değeri kimyasal bileşimi ile belirlenir. Ayçiçeği yağının gliseridleri palmitin, stearik, araksidon, lignoserin, olein ve linol asitleri oluşturmuştur. Yağ haricinde ayçiçeği tohumlarında protein, karbonhidrat ve aşı maddesi vardır. Ayçiçeği yağı çeşitli gıda ürünlerinin hazırlanmasında kullanılır. Rafine edilmiş ayçiçeği yağı sadece aşçılıkta değil, ayrıca, margarin, balık ve sebze konserveleri yapımında da kullanılıyor.

Ayçiçeğinin faydaları: Ayçiçeği tohumlarında pektin bulunur. Bu pektin mide bağırsak hastalıklarında öngörülen ilaçların temelini oluşturmaktadır. Temizlenmiş ayçiçeği yağı temel olarak bazı merhemlerin, yağlı ürün ve yara bantlarının içeriğinde yer alır. Ayçiçek yağı çoğu zaman tıpta çalıştırıcı olarak kullanılır. İçeriğinde doymamış yağ asitleri olduğundan, ateroskleroz sırasında ayçiçeği yağı içmek tavsiye ediliyor.

Ayçiçeği yaprak ve çiçeğinin dış yaprakları da şifalı özelliklere sahiptir. Hasar almadan toplanan parlak sarı renkli yapraklar hemen karanlık odalarda, yeşil yapraklar ise açık havada gölgede kurutulur. Kurutulup paketlenmiş hammadde kuru ortamlarda iki yılı aşkın süre saklanabilir. Kurutulmuş yaprak ve çiçek yapraklarından alkolde hazırlanmış tentürden iştahı açmak için kullanılır. Halk tıbbında bu tentürden (1:5 oranında hammadde 7-10 gün alkolde bekletilir) sıtma tedavisinde yararlanılır. Bazen bu amaçla 1:10 oranında ayçiçeğinin saplarından hazırlanmış tentür kullanılır. Böyle karışım 2 saatte bir 1 çorba kaşığı titretme durumunda, günde 3-4 kez ise ağrılar döneminde alınır. Eskiden sıtma hastalığının tedavisi için özel ayçiçeği damlası imal edilirdi.

Ayçiçeğinin çerez olarak kullanımı gerek ülkemizde, gerekse dünyanın değişik ülkelerinde oldukça yaygın olup, birçok ülkede insanlar tarafından en çok tüketilen çerez konumundadır. İçeriğinde E vitamini vardır. Bütün gün güneşe bakan bu çiçeğin tohumlarında ayrıca bitkilerde pek rastlanmayan D vitamini de bulunur. Bilindiği gibi D vitamini vücudun kalsiyumu ve fosforun daha iyi kullanımını sağlar.

Günebakan bitkisi A, B ve K vitaminleri açısından da çok zengindir. Kansızlık önleyici folik asit, nikotin asit ve pantotenik asit bulundurur. Vücudun ihtiyaç duyduğu sekiz aminoasit bu bitkide bulunur. Soyulmuş ayçiçeği çekirdeği yemeklere ve ekmeğe katılırsa hem lezzeti artırır hem de besleyici olur.

İçeriğinde yer alan fosfor, kalp kasının kasılması ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Ayçiçeğinin barındırdığı çinko ise yaraların iyileşmesi, aknenin önlenmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tekrarlayan enfeksiyonların meydana gelmemesi, tat ve koku duyarlılığının güçlenmesi, sperm hareketlerinin artması açısından önem taşır.

Ayçiçeğinin barındırdığı B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya ve kan şekerini düşürmeye faydalıdır. Ayçiçek yağında bulunan E vitamini damarlar, kalp, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserine karşı korur, cilt yaşlılığını geciktirir.


Ayçiçeği posalı Bir besindir. Posalı besinler kanserden korunmada yardımcıdırlar.
-- Sponsorlu Bağlantılar --

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dikkat: Rahatsızlık durumunda mutlaka doktora danışınız. Sitedeki yayınlar yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Doktor muayenesi veya tedavisi yerine kullanılamaz.